**

"ALGILAMA"

 **

Copyright©www.ondokuz.gen.tr / 22.08.2006

 *

            Bundan böyle kuşkucu, sinirli biçimde cevap aramaktan vazgeçme zamandır.! Kendini iyice boşalt ve tüm yaşamını, yaşamı algıla, alıcı ol, sakinleş bekle ve hoşça vakit geçir, kendini kasmadan, sıkmadan, zora koşmadan.

            Bir felsefe öğretmeni, ünlü bir Zen rahibine gidip kendisine çok önemli sorular yöneltmiş. Sordukları içinde Tanrı, meditasyon ve daha nice çapraşık sorular varmış. Rahip sessizce dinlemiş onu ve konuşmaya başlamış :

            -Yogun görünüyorsun, onca dağ, tepe tırmandın, uzaklardan geldin. Önce bir çayımı iç.! Öğretmen yüreği sorularıyla kıpır kıpır, sabırsızlıkla beklemeye koyulmuş. Çay semaverde buhar ve koku salarak kaynaya dursun, rahip konuşmasını sürdürmüş : -Acele etme oğlum, sakin ol. Sabırla bekle belki de çayını yudumlarken soruların kendiliğinden yanıtlanacaktır.!

            Öğretmek rahibin deli olabileceğini düşünmeye başlamış, rahipse demlenmiş çayı fincana doldurmakla meşgulmüş. Ne var ki fincan taşmaya başladığında, çaydanlıktaki çayı dökmeye devam etmişti. Sonunda felsefe öğretmeni dayanamayıp -Görmüyor musunuz fincan taştı, bir tek damlaya yer kalmadı, artık dökmeyin demek zorunda kalmıştı. Rahibin beklediği bu cümle olacak ki, ona unutulmaz dersini vermiş.

            Doğru fincanda yer kalmadı, çay ziyan oluyor tıpkı senin konumun gibi. Sorularınla öylesine dolusun ki, öylesine bunalmışsın ki, içini o denli tıka basa doldurmuşsun ki, tek bir yanıta yer kalmamış.! Bak burası tıpkı çay fincanı gibi, küçücük bir kulübe. Senin sorularının yoğunluğu burayı uçurur, çatlatır, tıpkı fincanın içindeki çay gibi.! Şimdi git ve içini boşalt, taşma. Kendine yer aç, sonra yeniden gelirsin.!

            Çay fincanını yeni çaya yer açacak biçimde boşalttığın gibi, kendi içinde de az biraz boşluk bırak; ki yanıtlar kendilerine yer bulabilsin öyle değil mi.? Diğerlerinde algıladığınız kendinizde taşıdığınızdır, yargılarınız genelde kendi içinde bastırdığınız ya da başkalarına yansıttığınız gerçeklerdir.!

             Bu zaman eski zamanlardan daha zordur, o hâlde bu zamanda yükselenlerin bilgeliği de o denli yüce olacaktır.! Çok eski devirlerde bu kadar oyalıyıcı, bu kadar şaşırtıcı, bu kadar çok çeşitli albenili şeyler, tv, radyo, haberleşme, giyim derdi, moda, araba, uçak, yat, mülk edinme, yatırım derdi, vb. genelde yoktu. Şu hâlde tuzaklar çoğaldı, sınav büyüdü.! Dünyayı bir sınav yeri olarak kabul edenler işte bu noktada çok dikkatli olmak durumundadırlar.! Doğru ve yanlış algılama kendimizden kaynaklanıyorsa o zaman nasıl algılamamız gerektiğini öğrenmek ve uygulamak zorundayız. Birçok anlaşmazlık algılama sorunudur, çözümü yine algılamada yatmaktadır.!

Selâmlar,

C.H.S.

 

Copyright©2000.www.ondokuz.gen.tr

Copyright©2001.www.ondokuzbiz.com

Copyright©2001.www.19muhammedali.com